şehrimin çıkmaz sokağı gibi
ağlayan gökyüzü gibi
darmadağın eden bir fırtına gibi
senin gibi
belki de sensizlik gibi
işte öyle bir şeye ne de çok ihtiyacım var
Adam:
kır kuş tüyü zincirlerimi
işte o kadar yakınım sana
korkarım beni ben edenin sensizlik olmasından
öyleyse şayet al beni benden, varsın olmayayım
dökülürken şarabının kırmızısı ipek geceliğinden
izin ver, bir kez, yanında olayım
Kadın:
incecik tül gibi duvarların
ardını görmesi kolay
geçmesi imkansız
dokunsam o duvarlara hissederim sıcaklığını
ama geçemem o ahlakla güçlendirilmiş
tülden duvarları
Adam:
kapanına düşülmüş bir kez
ister sev, ister kaç
haklısın
hatmetsem her tülden hücre kareni neye yarar
gözlerin nefesimi aramadıkça
Kadın:
Varlığın yokluğunla denk
Bazen boğazımda düğümleniyor
Arkamdan sinsi sinsi yaklaşıyor
İtip kakıyor beni düşürüyor
bilmem kaç kere
attın beni, en güvendiğim
dallarımı nasıl da kırdın
düştüm kanadım ama kirlenmedim
çünkü tenime değen senin elin
Adam:
özledim eskilerini, yenilerini
o arayışlarını gizlice geceye söyleyişini benim için
özledim
kader midir yoğun kederin devamlılığı bilinmez
olmasaydı dilin, duymaya değmez
çekilmezdi inan, ne kader, ne keder
Kadın:
ne bir ses ne bir seda
gece mi susturuyor her şeyi
yoksa kulaklarım sağır mı
senin tok sesinden başka her şeye
duymayan biri ne kadar anlayabilir
ne kadar anlatabilir hayatı
ne kadar yaşayabilir
yada yokluğunda ne kadar ölü olabilir
Adam:
yakında olsan keşke biraz da
kurutsan dudaklarımı sözlerinle
mecal bırakmasan insanda
yüzünden bıktırmaya çalışsan çaresizce
keşke
suretinle avunmasam gizli gecelerde
Kadın:
...
Adam:
...
İspanyol Brokolisi & İpsiz Giyotin (2013)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder