...

Şiir dediğin nedir ki? İki anın aynı mısrada öpüşmesi...


Brokoli

Cumartesi, Haziran 28, 2014

Bir şey


çığlık çığlığa bir şeyler var içimde
susturmaya çalışmıyorum
alıştım ondandır belki de aldırmazlığım
nedir bu diye sormuyorum

usul usul  büyütüyorum
masallar okuyorum her uykusuna
ama aynadaki aksimden bile saklıyorum
bağırsa da kimselere anlatmıyorum onu

yavaş yavaş taşıyor içimden
karartıyor dokunduğu her yeri
dokunduğu her şeyde daha da büyüyor
hissediyorum bir şeyler yaşıyor içimde

anlamaya tenezzül etmeyeceğin
anlasan da istemeyeceğin
kendime bile itiraf etmeye utandığım
bir şeyler ölüyor içimde

Çarşamba, Haziran 04, 2014

Unutmak (Özlemek)

 Bazen düşünüyorum çabucak unutulan bazı şeyleri. İçim ürperiyor. ''Ben de unutulur muyum acaba?'' sorusuyla çınlıyor kulaklarım. Anlamsız bir hızla akan bir nehir gibi hayat, akıyor aktıkça sarsıyor, sarstıkça düşüyor birileri ve akan suda gözden uzaklaşıyorlar. Yada yaşayanlar çok hızlı ilerliyor ve yorulan yoklukta dinleniyor sonsuza kadar. Bilmiyorum ne oluyor sonrasında, hayal gücümü kullanıyorum ama çok meçhul be kardeşim hayat. Mesela ben şimdi yaşıyorum ya, kim biliyor benim yaşadığımı? Ölebilirim şu dakika, yarın, bir ay sonra, elli yıl  sonra... Belki de ölmüşümdür. Toprağın altında çürürken gencecik bedenim, kahrolası bir solucanın rüyasında düşünüyorum bu zırvaları, hayvana da yazık ama.
 Manasız sorularım yine beynimi kemiriyor durdurmak imkanlı değil bu şartlarda. Anlata anlata bitiremediğim, yakınıp durduğum, isteyip ulaşamadığım her şey ve dahi hiçbir şey, bir anda anlamsız kalacak. Biliyorum çok anlamsız şeylere de kafa yordum. O ejderha yumurtasından daha kıymetli zamanı, kahvaltıda bitirmişim ve iki öğün var daha önümde.
 Ne yapmalı?
 Yapacak bir şey mi var canını sevdiğim? Kim dönmüş o yoldan.
 Bana soracak olursan ben ölümsüz olmak istemezdim de zaten. Düşün bir kere, sen yaşıyorsun ama ölmedik insan kalmıyor çevrende, iğrenç bir lanetle çevrili her yanın. İstemem ben böylesini hatta evvela ben ölmek isterim yada hadi gelin hep beraber ölelim. Daha kolay kimse kimsenin acısını yaşamasın.
 Bir de öteki dünya var. Öyle hemen yargılama ben inanırım öteki dünyalara. Cennet, cehennem, ceza, adalet kavramlarının en doğrusunun öğrenileceğine inanırım ama düşünsene bir daha o zihnindeki düşünceler, aşklar falan ne olacak onlara. Ben merak ederim benim işim bu.
 Madem bu kadar adaletli bir eleme olacak e hadi öldük de zaten ama özlem olmayacak mı yani öteki dünyada? Özlem duyduğun insan, varlık neyse işte o da mı gelecek yada bir yansıması mı gelecek benimle hak edersem? Bak yine daraldı içim. Ölümden sonra bile özlerim ben bırak şimdiyi, geçmişi, geleceği. Sana ne diyorum kulak ver iyice. Ölüm diyorum, sonrası diyorum. Ben özlerim ölürken de, ölümden sonrada diyorum...