yüzünde bir anı ararım
hani dudağının kenarı kıvrılır bazen
onu ararım umutla
sırtında bir çizgi vardır senin
o pürüzsüzlüğü bozan
ama affedilesi bir çizgidir o
o ne çizgidir ki, kendimi hapsederim
tam kulağının arkasında durur sesim
vücudunu saran duvarların tek geçiş noktası
öperek açarım ağır ve sağlam kapılarını
korkarak dokunurum taze etine
takip ederim seni sadece
doğaçlama değil hiçbir şeyim
içimden bana fısıldar gölgelerin
parmak izlerimi izlerim yüzünde
gözlerinin kuyusu büyür ya hani
içine alabilir tüm kainatı o kuyular
savrula savrula bırakırım yıkıntılarımı sana
nereye itersen beni, ben oraya yıkılırım
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder