...

Şiir dediğin nedir ki? İki anın aynı mısrada öpüşmesi...


Brokoli

Cuma, Ağustos 29, 2014

Sonsuzum Ben

sonsuzum ben biliyorum
benden birşeyler kalacak
bunun inkarı olmaz çocuk
hissediyorum işte

bir çiçekte açacak kırmızılarım
hayallerim mavi olacak ama
üzüntülerim de mor
binbir farklı çiçekte yaşayacağım

belki pervasız bir hayvan yer beni
ilk defa ölmüyorum sonuçta
olsun dünya hala benimle
düşünsene sonsuz bir döngüsün sen

dünya vazgeçmez hiçbir bedenden
ben beden miyim sadece
düşüncelerim ne olacak ben gidince
peki düşünmediklerim ne olacak

yok mu daha zaman düşünmeye
zaman ve ben arkadaş
yanılsamanın mucididir zaman
beni yanılsamayıver zaman

bırak biraz daha gezeyim akılları
uzatayım rüyaları ve döndüreyim kabusları
anlatayım birkaç öykü
kimisini uyandıryım derin uykulardan

bırak beni bırak da adamları adam edeyim
düşünedurayım saatlerce hiç birşeysiz
anlamak için değil düşünmek için sadece
anlamaya ne hacet var


Perşembe, Ağustos 14, 2014

Düşünme

 Uzakları daha da uzaklaştırıyorum bu gece. Sözüm ona yetebilen konuşmaların sonunu getiriyorum. Arttırıp saatlerimden biriktirdiğim günlerim yokluğumda harcanıyor. Parçalanıyor bulutlarım güzelim yağmurlarım gidiyor ecnebi memleketlerine ağlamaya. Benim yerim değil mi acaba burası. Hayır benim yerim bu kağıt, bu kalem, bu düşünceler... bunlar hep benim işte onlar neredeyse ben oralıyımdır. Kesin bir toprağım yok benim. Beni kendine bağlayan bir aşkım, ayrılığım yok. Huzurla uyuyup uyanabileceğim bir çatı yok. Belirsiz bir toprak parçası, isimsiz bir bayrak yeter bana. Uzaklarım daha uzak olsun diye hep bunlar. Uçurumlarım kararsın gittikçe yarılsın derinlerime diye. Belki lanet bir gökkuşağı mutluluk saçar üzerimde. Mendebur şey sanki biz istedik gelsin diye. Yok arkadaş herkesin el ele tutuşup mutluluk şarkıları söylediği bir yer hayal kurma. Kim isterse öyle bir yer çıksın karşıma çünkü bir şeyin zıddı yoksa kendisi değersizdir. Şimdi sen diyeceksin lüzumsuz yere ''eee ne yapalım yani mutsuz mu olalım?'' bana neden soruyorsun derim sana.
 Saçmalamayın bu kahrolası yerde sahip olmadığını istemekten daha gerçek bir şey yok. Bir şey vardır değersizdir. Yoktur ondan değerlisi de yoktur. Bu böyle ben nereye gitsem ya da nerede yoksam benim durumumu değiştirmez. Yer, zaman, kişi, eylem bunlar düşünmek için saçma şeyler. Düşünmekten başka bir şey yapamayacağın şeyler hakkında düşün. Yarın ne giyeceğin kimsenin umurunda değil mesela takma kafana. Sosyal statü lügatımıza ne zaman girdiyse de o zamana lanet olsun. Kim bilir kaç saat durup dolap karşısında düşündün ne giyeceğini o kadar zamanda millet atom bombası yapıp milyonları öldürdü. Tabi bu örnek çok acımasız oldu. Çok da pasaklı olma ama hayatının en önemli şeyi değil o düşündüklerin onu diyorum. Düşünme onları sadece uygula.
 Uygulanamayacak eylemleri düşün, en azından yarım saat içerisinde uygulanamayacak. Zamanını boşa harcama kıymetli o. Sıkma canını diyemeyeceğim sana çünkü dinlediğin ilk vasat aşk şarkısında beni neden kimse sevmiyor triplerine gireceğine eminim. Kısa kesmek gerekirse çık sokağa iki selam ver mahalleliye, düşünme. Giy üzerine bir şey, düşünme. Seviyorsan git öp, düşünme. Yemek mi yiyeceksin en az hangisinden yediysen ondan ye bu sefer, düşünme. Ama sen bana gelip düşünmen gereken şeyler hakkında düşünmeye vaktin olmadığını söylersen çok ayıp olur canımın içi. Ben sana mutsuz ol demiyorum ''mutsuz olmaya çalışma, aksi yönde çabala'' diyorum. Usanma direnmekten. Şimdiye kadar direnmeden, çabalamadan neyi aldıysan ikinci günü bıkmadın mı zaten.
 Bu sebeple benim uzaklarım uzak, uçurumlarım derin, gökyüzüm bulutludur çünkü direnmezsen yaşamanın ne kıymeti var.




Cuma, Ağustos 08, 2014

Karadul

ben şafaklarda nefes alırım
bilmiyorum rahatım nedir
günleri değil şafakları sayarım
zihnim düşüncelerimin istilasına uğrar

korkarım ben karanlıktan
gel gör en yakın dostum oldu
yalnızlıktan korkarım ben
ama her gece yatağa onunla giriyorum

kan gibi kırmızı bir fikir çıkar aklımdan
durduramam ya olur öyle şeyler
atlatmaya ramak kala
düşerim yine bir karadulun ağına