Uzakları daha da uzaklaştırıyorum bu gece. Sözüm ona yetebilen konuşmaların sonunu getiriyorum. Arttırıp saatlerimden biriktirdiğim günlerim yokluğumda harcanıyor. Parçalanıyor bulutlarım güzelim yağmurlarım gidiyor ecnebi memleketlerine ağlamaya. Benim yerim değil mi acaba burası. Hayır benim yerim bu kağıt, bu kalem, bu düşünceler... bunlar hep benim işte onlar neredeyse ben oralıyımdır. Kesin bir toprağım yok benim. Beni kendine bağlayan bir aşkım, ayrılığım yok. Huzurla uyuyup uyanabileceğim bir çatı yok. Belirsiz bir toprak parçası, isimsiz bir bayrak yeter bana. Uzaklarım daha uzak olsun diye hep bunlar. Uçurumlarım kararsın gittikçe yarılsın derinlerime diye. Belki lanet bir gökkuşağı mutluluk saçar üzerimde. Mendebur şey sanki biz istedik gelsin diye. Yok arkadaş herkesin el ele tutuşup mutluluk şarkıları söylediği bir yer hayal kurma. Kim isterse öyle bir yer çıksın karşıma çünkü bir şeyin zıddı yoksa kendisi değersizdir. Şimdi sen diyeceksin lüzumsuz yere ''eee ne yapalım yani mutsuz mu olalım?'' bana neden soruyorsun derim sana.
Saçmalamayın bu kahrolası yerde sahip olmadığını istemekten daha gerçek bir şey yok. Bir şey vardır değersizdir. Yoktur ondan değerlisi de yoktur. Bu böyle ben nereye gitsem ya da nerede yoksam benim durumumu değiştirmez. Yer, zaman, kişi, eylem bunlar düşünmek için saçma şeyler. Düşünmekten başka bir şey yapamayacağın şeyler hakkında düşün. Yarın ne giyeceğin kimsenin umurunda değil mesela takma kafana. Sosyal statü lügatımıza ne zaman girdiyse de o zamana lanet olsun. Kim bilir kaç saat durup dolap karşısında düşündün ne giyeceğini o kadar zamanda millet atom bombası yapıp milyonları öldürdü. Tabi bu örnek çok acımasız oldu. Çok da pasaklı olma ama hayatının en önemli şeyi değil o düşündüklerin onu diyorum. Düşünme onları sadece uygula.
Uygulanamayacak eylemleri düşün, en azından yarım saat içerisinde uygulanamayacak. Zamanını boşa harcama kıymetli o. Sıkma canını diyemeyeceğim sana çünkü dinlediğin ilk vasat aşk şarkısında beni neden kimse sevmiyor triplerine gireceğine eminim. Kısa kesmek gerekirse çık sokağa iki selam ver mahalleliye, düşünme. Giy üzerine bir şey, düşünme. Seviyorsan git öp, düşünme. Yemek mi yiyeceksin en az hangisinden yediysen ondan ye bu sefer, düşünme. Ama sen bana gelip düşünmen gereken şeyler hakkında düşünmeye vaktin olmadığını söylersen çok ayıp olur canımın içi. Ben sana mutsuz ol demiyorum ''mutsuz olmaya çalışma, aksi yönde çabala'' diyorum. Usanma direnmekten. Şimdiye kadar direnmeden, çabalamadan neyi aldıysan ikinci günü bıkmadın mı zaten.
Bu sebeple benim uzaklarım uzak, uçurumlarım derin, gökyüzüm bulutludur çünkü direnmezsen yaşamanın ne kıymeti var.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder