Gecenin koyu beşiğinde uykusuz kaldım. Uçsuz bucaksız karanlıkta gözlerim ha açık, ha kapalı ne fark edecek? Görsem boş yatağı ne değişecek? Kalbim kırık çünkü yalnızım, her zamankinden de yalnızım ve anlatamıyorum kimseye derdimi. En zoru da bu değil mi? Ağzımdan ufacık bir kelime dökülse ortalık mahşer yerine dönecek. Sen misin benim kıyametim yoksa ben mi kendi kendimin kıyametiyim anlamadım.
suçlu kim? suç ne? anlamadım anlamayacağım. sensizlikten bahsedip duruyorum ama ben seninle olmayıda bilmiyorum. Sen hiç benim olmadın, hiç benimle olmadın. Sen hiç o sarıldığın kollardan ayrılmadın. İyi de yaptın aslında.
Ben hiçbir zaman cesur olamadım sadece öyleymişim gibi yaptım. Aklımdan kaç kere geçti dikilip karşına aklıma ne geliyorsa, içimden ne geçiyorsa söylemek ama dediğim gibi bunu yapabilecek niteliklere sahip değilim. Belkide sırf bu yüzden sana asla ulaşamayacağım. Hep etrafında olacağım, sözlerine dikkat edeceğim, belki canım sıkıldığında sana derdimi anlatmak isteyeceğim, sen üzgün olduğunda ben de kahrolmak yerine, seni teselli etmek isteyeceğim ama hiçbirini yapmayacağım. Kendime engel olarak değil, kendiliğinden gelişecek herşey çünkü sana ulaşmaya çalışmak için yeterli değilim ben.
Evet biliyorum bazen kendiliğinden geliyorsun ve ben hayır diyemiyorum işte o anlar dünyanın en zor anları. Senin aklından dahi geçmezken benim düşündüklerim... Sıradan bir sarılma, belki sıradan bir öpücük beni yerle yeksan ediyor. Üzerimdeki bütün kontrolüm gidiyor ellerimden, karşı koyamıyorum. Seni engelleyemiyorum ama daha çok da sarılamıyorum. Bunu ben kontrol etmiyorum inan bana. O kadar işlemişsin ki içime ''yasak'' olarak, istesem de seni günahtan başka birşey olarak göremiyorum.
İnanmıyorum da zaten bir gün benim olabileceğine. o kadar hayalperest değilim. Senden hiç bir şey de beklemiyorum. Her zaman ki gibi neşeli ol yeter. Ben senin etrafında dolanıyor olacağım ama merak etme yaklaşmayacağım.
Sen başkasıyla olacaksın, ben başkasıyla. İkimizde mutlu olacağız şimdiye kadar olduğumuz gibi; sen başkasıyla, ben başkasıyla. Ulaşamayacağım birini özleyeceğim ve bu özlemin ne olduğunu git gide unutacağım. Öyle bir an gelecek ki içimde sadece kap kara bir özlem kalacak, kime ait olduğunu bile hatırlamayacağım ama o ağır, vakur ve sessiz bir biçimde oturacak içimde. Ben de o ağırlığın sebebinin ne olduğunu hiç bir zaman bulamayacağım.
Belki yine böyle bir gecede hatırlayacağım hafif muzip gülüşünü ve anlayacağım ne kadar doğru, ne kadar yanlış varsa yaptığım ama daha erken. Seni emanet ettim ona, senin haberin dahi olmadan ve içim rahat...

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder